<> Bir Kartanesinin Günlügü ♫
<>
Top ↑ | Archive | İçinden geliyosa cancağazıım :)

(via tamamama)

edebiyatsiz:


‘hayat kısa, kuşlar uçuyor..’

Cemal Süreya

‘ağaç anlatabilir kendini yağmura,
hiç değilse fısıldayabilir-bunu biliyorum.
kuş nasıl tarif edecek; konsa yeryüzünde av,
uçsa bir ömür boynunda vebal.’
Birhan Keskin 

‘kuşlar uçarlar uçarlar, insanlar vardı sanır..’
Cahit Zarifoğlu

‘belki bütün kuşlar uçar, belki değil mutlaka..’
Turgut Uyar 

‘kuşlar boşluk boşluk uçtukça. bir şey hızla duruyor..’
Edip Cansever

‘kuşlar gelsin hafız;
onlara dair kötü hatıraları yoktur gökyüzünün
onlar intihar nedir, ihanet nedir bilmezler’
Bekir Erdoğan 

‘mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin..’
İsmet Özel 

‘yüreğinde ki yaralara kuş olayım
her şeyi düzeltip lütufkarca uçayım’
Özmen Yıldız

‘takınsam kanat manat, kuş muş olsam seğirtsem..’
N.Fazıl Kısakürek 

‘kuşlar peru’ya ölmek için uçar..’
İlhan Berk 

‘Bir çocuğun, kuş olduğunu düşünmeye hakkı vardır. Tabii bu
biraz tehlikelidir.
Özellikle arka balkonlarda manasızca oturmayı seviyorsa.’
Emrah Serbes

‘utanın; kuşlar uçuyor, uçaklar düşüyor..’
Özdemir Asaf

‘âh beni vursalar bir kuş yerine..’
Sezai Karakoç

‘ve sen kuş olup gidersin’
Tarık Tufan 

‘kuşlar mı ki, çok şey denildi şair dilinden..’
Ahmet Telli

‘dön bana ve dinle, kuşlar uçuşuyor içimde..’
Erdem Beyazıt

‘göçmen kuşlar gibi çok uzaklardan. gel artık. ne olursun..’
Yavuz Bülent Bakiler

‘kuşlar ölürse yere düşerler, yere düşerler ve onları hep zehra
toplar..’
Âh Muhsin Ünlü

‘yüreğinden beyaz kuşlar uçardı yüreğime..’
Haydar Ergülen

‘bir yastık arıyorum kuş seslerinden..’
İbrahim Tenekeci

‘uçan kuşlar konsun senin göğüne..’
Murathan Mungan

‘konuk et, kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana..’
Yılmaz Odabaşı 

‘âh bu kuş, bu gidişle. uça uça gök bırakmayacak. öteki kuşlara..’
Cahit Koytak

‘kuşlar uçuyor, kervanlar geçiyor, bir iğne deliğinden..’
Âsaf Hâlet Çelebi

‘kuşlar geçiyor, derken; yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık..’
Orhan Veli Kanık

‘siz söyleyin garipliğimi kuşlar..’
Cahit Sıtkı Tarancı

‘kuşlar gibi yalnız, yapayalnızdım açıkta..’
Yahya Kemal Beyatlı 

‘hasretsiz bir kanat şakırtısına, mavi gökte kuşlar yine uçar mı?’
Ahmet Hamdi Tanpınar 

‘uçun kuşlar, uçun burda vefa yok..’
Rıza Tevfik Bölükbaşı 

‘sen gittin gideli kuşlar anlamaz görünür..’
Hilmi Yavuz

‘canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını..’
Cemal Süreya

‘kuşlar da kaderle uçar..’
Cahit Zarifoğlu 

‘kuş ölür, sen uçuşu hatırla..’ 
Füruğ Ferruhzad

“öyle güzelsin ki, kuş koysunlar yoluna”
Nilgün Marmara

http://kabukluelma.tumblr.com/post/56146922470/gece-senin-kadar-soguk-ve-kat-kendimi-olume

kabukluelma:

Gece senin kadar soğuk ve katı. Kendimi ölüme terkettiğim saatler bu. Dudaklarım kuru, ellerim buz. Nefesim sitem dolu. Zor yazıyorum bu satırları. Kalbimden birer birer dökülüyor her hece. Seni düşünmemek zor. Aklımdan atabilmek güç. Senin adın acı. Senin adın aşk. Bense senin yolunda kaybolmuş…

”…bir son.

Aşık Veysel .

Seni beklerim optugun yerde .
Belki birgün donersin diye.

Seni beklerim optugun yerde .
Belki birgün donersin diye.

"Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?"

- Gabriel Garcia Marquez (via antikadam)

:)

mrstane:

bu gifi çok ama çok ama çok ama çok ama çok seviyorum

mrstane:

bu gifi çok ama çok ama çok ama çok ama çok seviyorum

(via otekilestirilenbirey)

karanliktakiguzel:

weangelstodie:

GÜVEN…

Mesela böyle güveneceğim tek bi arkadaşım bile yok

benim arkadaşım bana bunu yaptırmaz ki :D

(via fakirblog)

vatizdiz:

izmsizmadam:

Aşk hiç biter mi?

Jehan Babur

(via matizinsarkisi)

Ama seni ben yerimm :*